İLETİŞİMİN BİZ HALİ

‘’Dünyayla iletişim içinde olduğumuz yalnızca ve yalnızca dört yol vardır. Bu dört temas ile değerlendirilir ve sınıflandırılırız: Ne yaptığımız, nasıl göründüğümüz, ne söylediğimiz ve bunu nasıl söylediğimiz.’’ İletişim uzmanı ve yazar Dale Carnegie ait bu söz, gerek özel ve iş hayatımız; gerekse kendimizle olan iletişim hallerimize bir çerçeve çizmesi itibariyle anlamlı değil mi?

İletişim kavram olarak;‘’gönderici ve alıcı konumundaki iki insan ya da insan grubu arasında gerçekleşen duygu, düşünce, davranış ve bilgi alışverişi’’ anlamına gelmektedir. Üzerinde en çok konuşulan konulardan biri olan bu ‘’iletişim’’ kavramı  insanın anlama-anlatma ihtiyacının ötesinde; hayatı anlamlandırmasında da çok önemli bir araç…

İletişimde başarının yolları üzerine eminim bir çok şey okumuş, maruz kalmış ya da farklı eğitimler almışsınızdır. Bu konuda eğitimler veren biri olarak da öncelikle; doğru iletişimin kullanma kılavuzu, beş adımı, yedi yolu gibi formüllerinin olmadığını; bunun hayat boyu gelişim, öğrenme yolculuğu olabileceğini öznel bir yorumla söyleyebilirim. Sosyal medya, sürekli gelişen dijital araçlar ve çok fazla etkileşim ağlarının içinde olduğumuz bu yüzyılda doğru ve başarılı iletişimin sırları budur demek; bu kitabı okursak ve şu eğitimleri alırsak iletişimimiz mükemmel olur demek nedense bana pek samimi gelmiyor. Elbette farklı kitaplar okumalıyız, farklı eğitimlerle kendimizi sürekli desteklemeliyiz; ancak bunun hayat boyu gelişim ve öğrenme yolculuğu olduğunu unutmamalıyız.

Bu yazımda bu yolculukta ‘’bizde’’ ne olmalıdır üzerine önemsediğim üç kavramdan konuşalım istedim.

Samimiyet : Mesleklerimiz, mevkimiz, kimliğimiz, eğitim durumlarımız, kültürlerimiz ne olursa olsun iletişimde samimiyeti fazlaca önemseyen varlıklarız. Dilimiz ile gönlümüzün bir olması konusunda geçmişten bugünlere gelen bir çok güzel nasihat var bu topraklarda. Samimi bir ‘’merhaba’’, plaza diliyle cümleleri yoran sözcüklerden, diksiyonu eğreti şekilde kullanmaktan, kitabi cümlelerle bir şeyler anlatmaya çalışmaktan çok daha kolay ve etkili. Mevlana’nın da dediği gibi: ‘’Samimiyet yoksa; bilgi, birikim, liyakat, ehliyet, tecrübe vs. sahipsiz aksesuardan ibarettir.’’ Biz her şeyden önce samimi olmalıyız.

Niyet : İş hayatı ya da özel hayatta karşımıza çıkan şöyle sözler var:’’niyeti iyi aslında, ben iyi niyetliyim, böyle söylese de iyi niyetli bir insan aslında, bu işte böyle davrandı ama iyi niyetli bir arkadaş’’ Öncelikle niyet kelimesinin anlamına bakacak olursak; ‘’bir şeyi yapmayı zihninde tasarlama, önceden isteyip düşünme, kendi kendine karar verme, kişinin içindeki bir amaca yönelme istek ve düşüncesi’’ anlamlarına gelmektedir. İletişimde sıkça yaşanan sorunlardan biri olarak şunu kabul etmek faydalı olabilir: bizler insan olarak niyet okuyucu değiliz, bununla beraber niyetle ortaya çıkan davranışları anlama kabiliyetine sahibiz. Bu noktada net olup soru sormak iletişimin selameti açısından önemlidir. Mesela bu sorulara kendimizden başlayabiliriz: ‘’Benim bu kişi ile iyi bir iletişim kurmaya niyetim var mı? Davranışlarım niyetimle örtüşüyor mu? Geçinmeye gönlüm var mı? ’’ Sözün de dediği gibi:‘’Bir insanın davranışlarının evrensel ölçüsü; duyduğu düşündüğü ya da inandığı değil yaptığıdır.‘’ Niyetlerimizin davranışlarımızı şekillendirdiğini unutmamalıyız.

Sorumluluk : Biz insanlar yaradılış olarak; doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini, adalet ile zulmü, faydalı ile zararlı olanı ayırabilecek idrak kabiliyetine sahibiz. Bu durum bize söz ve davranışlarımızın getireceği sonuçları kabullenme sorumluluğunu yüklüyor. Sorumluluğunu aldığımız şeyler de bize gelişme fırsatı sunuyor, iletişim içinde geçerli bu durum. Bir de şu var: “insan beşer kuldur şaşar’’ Hatalarımızın sorumluluğunu alıp gerektiğinde özür dilemesini becerebilmek iki insan arasındaki en etkili iletişim yollarından biri olabilir. Sorumluluk almanın iletişime olan katkısının farkında olmalıyız.

Her şeyden önce ilk adım kendimizle iletişim kurmakla başlıyor; sahi kendimizi duyuyor muyuz ?

“İLETİŞİMİN BİZ HALİ” hakkında 4 yorum

  1. Yine yerinde bir bakış açısı….
    Niyet samimiyet sorumluluk ….bunlar hayatı yaşanılır kılan üç sağlam ayak niteliğinde elinize yüreğinize sağlık sayın Merve kayaokay hocam .

  2. Sedat Subaşı

    Merhaba Merve Hanım,
    TA kuramından yola çıktığımızda, yapılandırma,yerleştirme ve kabul ihtiyacımızı karşılamak için iletişim kurarız. Samimiyet, sorumluluk ve niyet saptamalarınıza ek olarak “yetkinlik” diye geçti aklımdan. Yazınıza başlarken bahsettiğiniz ne,niye,nerede ve nasıl söylediğimiz iletişim ve ilişkinin yönünü belirleyebilir. Aklınızdan kaleminize yansıyanlar sayesinde düşünme fırsatı bulduğum için teşekkürler. Elinize sağlık. Sedat Subaşı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir