MOTİVASYONU YÖNETMEK

“Genellikle yaşamın sonuna kadar keşfedilmemiş olan sorun, sevgi, anlam, motivasyon gibi şeylere baktığınızda bir ağacın arkasında ya da bir kayanın altında oturduğunu ima etmesidir. En başarılı insanlar, hayatlarında kendi aşklarını yarattıklarını, kendi anlamlarını ürettiklerini, kendi motivasyonlarını yarattıklarını fark ederler.” Neil DeGrasse Tyson’a ait bu sözle yazıma başlarken şu soru ile devam edelim : motivasyon denen şu şey sizin için ne anlama geliyor?

Motivasyona dair kişisel gelişim kitapları, doğru nefes teknikleri, meditasyon, yoga, bio-enerji vb. gibi kavramları şimdilik şöyle bir kenara bırakalım; ayrıca bu tür yöntemleri kullanmak elbet size kendinizi iyi hissettirebilir ama bunların hiçbiri birer sihirli değnek değil, kabul edelim. Kavram olarak bahsetmek gerekirse motivasyon; ‘’bir insanı belirli bir amaç için harekete geçiren güç demektir. Bireyleri bilinçli ve amaçlı işlerde bulunmaya yönelten dürtü veya dürtüler bileşkesidir.’’ Peki niçin harekete geçiyoruz ? Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ni anımsayalım; bu ihtiyaçlar‘’fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik ihtiyacı, sosyal ihtiyaç, saygı duyulma ihtiyacı, kendini gerçekleştirme ihtiyacı’’ beş ana grup ve hiyerarşik bir düzen içinde sıralanmıştır.

Buradan hareketle ihtiyaçlarımızı tanımanın motivasyonlarımızı şekillendirdiğini varsayarsak; kendimizle doğru iletişimin hayat motivasyonumuzu yönetmek için önemli bir adım olduğunu kabul etmiş oluruz. Sözün de dediği gibi; ‘’Kendini ne kadar tanırsan, dış dünya ve diğerleri senin için o kadar anlaşılır olur!’’

Peki kendini tanımak nedir ? En basit şekilde kişinin kendini duymasıdır; kendinin farkına varması, kendisine güvenmesi ve saygı duymasıdır. Bunlar kısa sürede olacak şeyler farkındayız; birkaç gelişim kitabı ve motivasyon videoları ile olacak şeyler de değil; bir şeye benzetmek gerekirse tohum gibidir. Nasıl ki; tohum özelliğine uygun koşullarda ekildiğinde meyve verirse; kendini tanıyan insan da motivasyonunu öyle bulabilir ve sürdürebilir. Yine aynı şekilde tohum için gerekli olan su, güneş, toprak ne kadar önemli olsa da doğru yere ekilmediğinde büyütüp olması gereken hale gelemez. Örneğin çayı Akdeniz bölgesinde yetiştiremeyiz, buğdayı da Karadeniz de… Ancak her ikisi içinde su,güneş ve toprak gereklidir.

Buğdayın yolculuğundan insanın değişim/dönüşüm yolculuğuna ve bu yolcukta harekete geçirici motivasyon kavramına atıfta bulunabiliriz; ama ben burada buğdaydan önce, ekilen tarladan söz etmek istiyorum. Çünkü tarla tohuma elverişli değil ise, üzerine yapılacak her türlü şey sürdürülebilir olmaz, hatta boşa gider. Motivasyon da buna benzer; dıştan gelen harekete geçirici şeylerden önce kendi zihinsel farkındalıklarımız, varoluş amacımızdaki arayışlar ve ürettiğimiz anlamlar kendi motivasyonumuzu oluşturmada oldukça önemlidir.

Buğdağ ekiminde, toprak hazırlığı iyi bir tohum yatağı hazırlamak için, tarım konusunda tecrübeli insanlar derler ki;

  1. Bir önceki üründen kalan sap-samanın uygun ekipmanla çok iyi parçalanması gerekir.
  2. Toprakta taban suyu yüksekse drenaj yapılması gerekir.
  3. Tarlada su tutma ihtimali var ise suyun akması için tekli çizer pullukla kanal açılması gerekir.
  4. Gübre saçma ile yapılacak ise ekimden önce mutlaka toprağa karıştırılmalıdır.
  5. Toprakta buğdayın köklerini geliştiremeyeceği şekilde sert katman oluşmuş ise bu katman tarla hazırlığı esnasında derin sürüm yapılarak parçalanmalıdır.
  6. Toprak çok kabarık ise merdane çekilmelidir.
  7. Rutubeti çok olan (ağır tavlı) tarlalarda kesinlikle toprak işleme yapılmamalıdır

Buradan yola çıkarak motivasyonu yönetmek için kendimizi iyi tanımamız gerekir üzerinden konuşabiliriz. Yukarıdaki sürece aynı maddeler üzerinden ”bizden”atıflar yapmak gerekirse;

  1. Düşünce ve eylem olarak iyiyle kötüyü ayırabilmeliyiz; sorgulamalıyız.
  2. Yüksek ego insani değerlerden uzaklaştırır; mütevazi olmalıyız.
  3. Kalıplar ve klişeler bizi gerçeklerden uzaklaştırır, zihni özgür bırakmalıyız.
  4. Her şeyin yeri ve zamanı var, önceliklerimizi iyi belirlemeliyiz.
  5. Attığımız adımlarda zorluklarla karşılaşabiliriz, yine de kararlı olmalıyız.
  6. Hayat içerisinde dengeler değişebilir, zorlukları gözümüzde büyütmemeliyiz.
  7. Bizi aşağıya çeken durum ve kişilerden uzak durmalıyız, aksi halde gelişemeyiz.

Son olarak herkesin motivi kendine özel; onu inşa ederken kendimizde ne olduğunu iyi bilmeli, onu duymalı ve görebilmeliyiz. Tanımadığımız bir şeyi nasıl yönetebiliriz ki?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir