Hayatımızı Yönetemiyoruz. Peki Kendimizi ?

Hayat, siz planlar yaparken olanlardır “John Lennon’un bu cümlesi geldi aklıma corona günlerinde. Hepimizi etkileyen bir süreçteyiz; herkesin ertelenen belki iptal edilen programları oldu; ama benim niyetim felaket tellallığı yapmak değil, keza olan biteni hafife almak da değil.

2020’ye girerken kendim de dahil çevremdeki çoğu insanın umutlu paylaşımlarını hatırlıyorum, geldiğimiz süreçten sonra 2019’dan özür dileyenler bile oldu:) Umutlu olmak güzel şey hatta zor olanı; ama bu durum rakamlarla, sayılarla kavga meselesi değil. Kabullenelim, insanoğlu hayat karşısında o kadar güçlü bir varlık değil. Değiştiremeyeceğimiz, engel olamayacağımız şeyler de var. Şimdi nasıl hiç mi yok diyenlerimiz olmuştur. Umutlu bir şey diyeceğim : kendimiz için yapacağımız şeyler var.

Bir hobi bulun demeyeceğim, devam ettiremeyeceğiniz bir şeyi de bu dönemde hayatımıza almanın bir anlamı yok zaten. Mesela aldığınız boyalar, kumaşlar, dikiş malzemeleri varsa, en önemlisi hevesiniz de varsa hemen başlayın. Belki de tam zamanıdır.

Düşünmekten söz etmek istiyorum, fazlalıklarımızdan, kalabalıklarımızdan… Belki de düşünmek için daha fazla zamanımızın olduğu bir geçiş dönemini yaşıyoruz. Sizce ?Farkediyorum ki;……………………. aslında ihtiyacım yokmuş. cümlesindeki boşluğu size bırakıyorum… İstediğiniz kadar doldurun 🙂

Dışarda gezmenin rahat olduğu, müzelerin, sanat galerilerinin açık olduğu, kendime zaman ayırdığım yakın geçmiş zamandan bir gün geldi aklıma. Bu cümleyi kurarken yakın geçmiş zaman cümlesi bana da tuaf geliyor…

İşte o günlerde bir müzeyi gezerken karşıma çıkan Wendy M. K. Shaw ‘a ait şu cümleyi buraya bırakıyorum.

Aslında geçen şey zaman değil, zamanın durgunluğundan geçen biziz. Bu gezegenlerin güneşin etrafında döndüğünü-yani çağlar boyu sanıldığı gibi aksinin doğru olmadığını-söylemek kadar açık aslında. Yine de zamanın geçişinden bahsetmeyi sürdürüyoruz. Zamandan geçenin asıl biz olduğumuzu kabul etmek ise her şeyi değiştiriyor.’

“Hayatımızı Yönetemiyoruz. Peki Kendimizi ?” hakkında 2 yorum

  1. Çağatay Kasap

    Farkediyorum ki küçükken büyük bir kaşif olmak, dünyayı gezmek hatta uzaya gitmek istiyordum. İnsanlık için büyük işler yapacaktım. Ancak hayattaki mevcut iktisadi-sosyal koşullar buna engel oldu ve mecburen beni hayatın zorlukları ile savaşa soktu. Dolayısıyla hayatı istediğim şekilde özgürce yaşayamadım. Hayallerimi özgürce gerçekleştiremedim ama kısada olsa yaptığım gezilerimin kıymetini şimdi daha çok anladım, hatta keşke daha çok yere gitsem doya doya gezerek tarihi öğrensem diyerek kendimede kızıyorum. Gezmediğim zamanlarda başka işlerle uğraşmam ve aralıksız süren okuldaki eğitimin etkisiyle de hayatı,dünyayı,doğayı yaşayamadım. Şimdi ise bir işte çalışmam bu kısır döngünün devam etmesine neden oluyor. Çünkü aynı koşullar devam ediyor. Ancak bu zor günler elbet birgün geçecek, o zaman ihtiyacım olmayan,tam tersi bizi zincirlerine bağlayan, hayatımızı uyuşturan öğretilerden ve işlerden kurtulacağım. Kaybedecek zincirlerimizden başka birşey yok. O halde artık bu zincirleri sökerek, özgürleşecek ve dünyayı,doğayı gezmeye, öğrenmeye yeni yerler keşfetmeye başlayacak ve belki birşeyleri değiştireceğim. Olmak istediğim ne ise o olacağım. Dolayısıyla Karantinada kaldığımız bu günlerde bizi hayatı sorgulamaya, düşünmeye daha çok iterek,zamanı özgür insan olarak değerlendirmemiz gerektiğini göstermiştir.

    1. Teşekkür ederim bu samimi yorumun için öncelikle… Aslında insan hayalleri kadar özgür ve yine hayalleri kadar mutlu… Hayal ettiğin güzellikleri yaşaman dileğiyle, kal sağlıcakla 🙂

Merve Kayaokay için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir